Ayder Yaylası
Sislerin ardındaki huzur, tabi ki Ayder Yaylası’ndan bahsediyoruz. Bu makalemizin konusu Ayder Yaylası olacak. Doğaya yüzünü dönmek isteyen herkesin aklında birkaç yer belirir, kimisi Kapadokya´nın peribacalarını düşler, kimisi Karadeniz’in yeşiline dalar, o yeşilin tam ortasında, sislerin arkasına saklanmış bir yer var,
Ayder Yaylası. Burası öyle bir yer ki, ilk kez geldiğinizde ‘daha önce neden görmemişim’ dersiniz, ikinci gelişinizdeyse ‘iyi ki geri döndüm’ dersiniz. Ayder Yaylası, Rize´nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir doğa harikası. Karadeniz’in kalbinde yer alıyor ama kalabalıklardan uzak kalmayı hala başarıyor. Rize şehir merkezine yaklaşık 80 kilometre mesafede olan bu yer, öyle hemen ulaşılacak gibi değil, ama ulaşıldığında değdiğini hissettiren türden. İstanbul’dan Ayder Yaylası’na gitmek isteyenler için birkaç alternatif var, uçakla Rize - Artvin Havalimanı’na iniş yapabilirsiniz, ki bu yaylaya en yakın havalimanı. Havalimanından sonra yaklaşık 2 saatlik bir kara yolculuğu sizi bekliyor, araba kiralamak bu noktada iyi bir fikir olabilir, çünkü yol üstü manzaraları kaçırmamak gerek. Karadeniz yolları virajlı ama asfaltı sağlam. Hele hele Ayder’e yaklaştıkça, yolun iki yanına dizilen şelaleler, sis perdesinin arasından sızan güneş, yolculuğu tatilin bir parçasına dönüştürüyor.
Ayder Yaylası Nerede ve Nasıl Gidilir
Ayder Yaylası Karadeniz kültürünün damıtıldığı yerlerden biridir, burada taş evler, ahşap pansiyonlar, yerel kahvaltıcılar ve tereyağlı mıhlamanın en iyi versiyonlarıyla karşılaşırsınız. Aşırı lüks aramayın, Ayder’de gösteriş değil, sadelik makbul. Ama bu demek değil ki tamamen salaş. Son yıllarda butik otellerin ve yeni açılan restoranların bölgeye bir parça modern dokunuş kattığı da bir gerçek. Turizm açısından her geçen yıl biraz daha popülerleşiyor, bilhassa yaz aylarında kalabalık artıyor ama yaylanın ruhunu bozan bir yoğunluk değil bu. Arap turistler bölgeyi fazlasıyla benimsemiş durumda, yazın serin havası, bol oksijenli doğası onlar için adeta bir kaçış noktasıdır. Türk ziyaretçilerin ise çoğunluğu büyük şehirlerden geliyor, İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerden. Sessizlik arayanlar, doğa yürüyüşleriyle arası iyi olanlar ve "gözüm denize değil dağa doysun" diyenler için birebir.
Ayder Yaylası´nda Ne Yapılır
Yeme içme konusunda Ayder sizi üzmez, yerel lezzetler tabi ki başrolde, kuymak, kara lahana çorbası, laz böreği ve taptaze alabalık menülerin vazgeçilmezleri. Fiyatlar ise bölgeye ve sezona göre değişiyor, İstanbul’la kıyaslandığında ucuz sayılmaz ama Bodrum ya da Alaçatı kadar da cep yakmaz. Otantik bir yayla kahvaltısı ya da gün batımı eşliğinde içilen bir fincan Türk kahvesi, burada daha özel hissettiriyor. Ayder Yaylası’nda geçireceğiniz süreyi iyi planlamanız önemlidir, günübirlik geziler yetersiz kalabilir, en az 2 gece konaklamak gerek ki bölgenin sunduğu doğal güzellikleri sindire sindire yaşayabilesiniz. Zilkale, Palovit Şelalesi ve Fırtına Deresi gibi çevre noktalar da mutlaka görülmeli. Ayder sadece kendisiyle değil, çevresiyle de oldukça etkileyici. Konaklama seçeneklerine gelirsek, yaylada pansiyonlar ve oteller dışında farklı alternatifler de mevcut. Son yıllarda
villa kiralama seçeneği özellikle aileler ve arkadaş grupları arasında oldukça popüler hale geldi, kendi yemeğinizi yapabileceğiniz, doğayla baş başa kalabileceğiniz bu tür konaklamalar, özgürlük hissini artırıyor. Yayla evleri arasında rustik tarzda döşenmiş, manzaralı ve konforlu villalar bulmak mümkün. Bilhassa erken rezervasyonla gelenler, en güzel manzaralara sahip villalarda kalma şansını yakalayabiliyor. Ayder Yaylası, alışıldık tatil anlayışının dışına çıkmak isteyenler için oldukça iyi bir seçenek olacaktır. Gürültüsüz, temiz havalı, huzurlu ve doğayla iç içe bir tatil için biçilmiş kaftan gibi, ne çok uzak, ne de çok kalabalık, lüksle gösterişin değil, sadelikle doğallığın ön planda olduğu bir yer burası. Herkesin ruhunun bir nebze dinlenmeye ihtiyacı varsa, bu ihtiyaç Ayder’de fazlasıyla karşılık buluyor, bunu hissetmek kesinlikle bir ayrıcalıktır.